EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞALIM

EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞALIM          

Değerli Üyelerimiz,

Bildiğiniz gibi ilçemiz tarım ve turizm kaynaklarıyla eşi benzeri olmayan bir coğrafyaya sahip. Güzel ülkemizin pek çok ilçesinin hatta ilinin bile sahip olamadığı potansiyel Selçuk’umuza bahşedilmiş. Hem tarımsal hem de turizm ve kültürde çok özel bir yerde yaşadığımızı biz Selçuklular olarak çok iyi biliyoruz. Birbirinden lezzetli meyvelerimiz, senenin çoğunluğuna hakim ılık ve güzel iklimimiz, tüm dünyadan akın akın ziyaretçi ağırlayan medeniyetlerin beşiği Efes’imiz, doğal güzellikleriyle dillere destan Şirincemiz, hristiyanlık için hac mekanı Meryem Ana Evimiz, St Jean kilisemiz, Ayasuluk Tepemiz, Çamlık Tren Müzemiz ve daha niceleri…

Bu özel ve ayrıcalıklı ilçede dört bir yanımız bütün bu kaynaklarla çevriliyken biz Selçuklular bundan ne kadar fayda sağlayabiliyoruz? Bu potansiyeli ne kadar verimli kullanabiliyor, ticarette ve iş hayatında bu benzersiz nimetlerden ne derecede yararlanabiliyoruz? Sanırım bütün bu soruların yanıtlarını hepimiz biliyoruz.

Gönül isterdi ki bu yazıda ya da konuştuğumuz her platformda Selçuk’umuzun ticaret ve turizmde ne kadar ileri olduğundan bahsedelim. Tarımda göstermiş olduğumuz başarılardan ya da turizmde nasıl örnek bir ilçe olduğumuzdan, marka olmuş tesislerimizden, sürekli beğeni toplayan kaliteli hizmet üreten firmalarımızın varlığından bahsetmeyi inanın çok isterdim…

Ama eğri oturup doğru konuşmalıyız. Olması gereken hacmimizi göz önünde bulundurup şu andaki mevcut durumumuzu ortaya koymalıyız.  Gerçeklerden kopmadan ayaklarımızı yere sağlam basmalıyız. Artılarımızla övünürken eksilerimizin üstünü örtmemeliyiz. Umutsuzluğa kapılmadan, fırsatları görerek, zaman elimizden kayıp gitmeden yapılması gerekenleri bir an önce hayata geçirmeliyiz.

Efes, Şirince, Meryem Ana gibi dünya markalarına sahipken Selçuk’ta kapımızı çalmayan turizmimizle övünemeyiz. Efes, Meryem Ana Evi  yılın 365 günü onbinlerce turist ağırlayıp Şirince dolup taşarken Selçuk’a niye gelmiyorlar diye ağlayamayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekli. Biz turiste Selçuk’ta ne sunabiliriz? Diğer yerlerde bulamadığı neleri verebiliriz?

Buraya gelen turiste Selçuk merkezde konaklama imkanı sunmadığınız sürece biz bu sorunları yaşamaya devam ederiz. Selçuk’un merkezine hareket getirmenin tek yolu turisti merkezde ya da merkeze yakın konaklatmak, en azından Selçuk’ta bir gece geçirmesini sağlamaktır. Selçuk’ta butik otelcilik yatırımlarının  bu açığı kapatacağını, kentin hem ticari hem de sosyo kültürel çehresini değiştireceğine inanıyorum. Konaklama sorunu çözülünce merkezde bu talebe uygun cafeler, turistik eşya dükkanları, butik restoranlar hatta zincir markalar yerini alacaktır. Doğru nitelik ve konseptte yapılacak yatırımlar turizmdeki yeni hedefimiz olmalıdır. Bunun örnekleri için çok uzağa gitmemize ya da Amerika’yı yeniden keşfetmemize gerek de yok üstelik. Şirince’ye bakalım yeterli… Şirince’yi Şirince yapan köyde konaklama imkanı sağlayan butik otel ve butik işletmelerdir.

Selçuklular olarak karar vermek zorundayız. Selçuk’u merkezde turistlerin gezdiği, alışveriş yaptığı, konakladığı canlı bir kent mi yapalım, yoksa böyle mi kalsın?

Burada görev kamu ve yerel yönetimden tutun da siyasi partilere, meslek örgütlerinden sivil toplum kuruluşlarına ama en önemlisi yatırımı yapacak olan Selçuklu işadamlarına ve Selçuklu tüccarlara düşüyor.

Hepinize sağlıklı ve bol kazançlı günler dilerim.
 
Koray Yolcu
Yönetim Kurulu Başkanı