SELÇUK’TA UNESCO SONRASI YENİ BİR TURİZM DÖNEMİ BAŞLAYACAK

Bildiğiniz üzere bu yıl seçimlerle doluydu… Seçim atmosferinde olmamız nedeniyle siyasi arenada da yaşanan çekişmeler, keskin söylemler, çok önemli bir konuma sahip ülkemiz üzerine yapılan hesaplar ne yazık ki toplumsal barışımızda da istemediğimiz sonuçlara ve olaylara neden oldu. Umalım ki bu seçim bu sürecin de sonu olsun ve ekonominin ihtiyacı olan huzur, güven ortamı ile ekonomik istikrar ortamı hüküm sürsün

.
Seçimlerden sonra oluşan yeni meclisin ve kurulacak yeni kabinenin toplumsal ve kişisel kutuplaşmaları sona erdirecek adımlar atmasını yürekten diliyorum. Çünkü toplumların hayatta kalması ve birlikte yaşama kültürünün yerleşmesi ekonomik istikrarı ve başarıyı beraberinde getirir. Bu bağlamda 2015’in sonuna yaklaştığımız şu günlerde aslolan artık huzur ve güven ortamının sağlanarak, toplumsal barışın inşası ve ekonomik hedeflere ulaşmada kaldığımız yerden devam etmektir.


2015 yılının ilçemiz için en önemli gelişmesi ise yıllardır özlemle beklediğimiz Altın şehrimiz Efes’in, Ayasuluk Kalesi’nin, Çukuriçi Höyüğün, Artemis Tapınağı’nın ve Meryem Ana Evi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesine girmesi oldu. Bu listeye girmek için uğraş veren, emek harcayan her kişi ve kurumun bu büyük başarıda payı olduğuna inanıyorum. Kültür Turizm Bakanlığımız, Büyükelçimiz, Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, ilçe Belediyemiz, Müzemiz ve yerelde bu hedefe ulaşmada katkı koyan STK’lar ile UNESCO dosyamızın hazırlanmasında ve yapılan tüm lobi çalışmalarında emeği olan herkese teşekkür etmemiz gerek. Çünkü bu başarı kollektif çalışmanın başarısıdır. Ortak hedefe, ortak akılla yürüyebilen ekiplerin uzun soluklu mücadelesinin zaferidir. Sonuca sevinmenin yanı sıra bu başarıdan önemli dersler çıkarmamız gerektiğine inanıyorum.


İlçemizin bu uzun soluklu mücadeleden zaferle çıkması, Efes’in dört bileşenle birlikte UNESCO listesine girmesini ise ilçemiz için bir milat olarak görüyorum. Zira listeye girmemizden sonra Selçuklular olarak mücadelemiz yeni başlıyor. İşin en önemli bölümü farkındalık… Bu topraklarda olmamız büyük bir şans ama sadece bizim değil. Miras listesine girmemizle beraber üzerinde yaşadığımız bu coğrafyanın üstün evrensel nitelikte olduğu tescillendi ve burası artık bir dünya mirası… Bütün dünya bunu artık biliyor ve kabul ediyor. İşte bu yüzden bir kabuk değişimi şarttır.


Selçuk eski turizm anlayışını artık sandığa koymalıdır. Çünkü Selçuk uğranılan bir yer olmaktan öte UNESCO’ya girdiğimiz gün itibariye hedef bir nokta haline geldi. Selçuk’ta turizmle uğraşan her işletmenin ve bu işletmelerde çalışan herkesin kendine çekidüzen vermesi, niteliğini daha yukarılara taşıması bu nedenle çok önemli.


Çünkü UNESCO markası kentimize yeni bir kimlik kazandırdı. Bu kimlikle Selçuk turizminin kabuk değiştirmesi kaçınılmaz olacaktır.  UNESCO referansıyla gelecek ziyaretçiler çok daha nitelikli ve para harcama kapasiteleri daha yüksek. UNESCO listesine girdikten sonra turizm yatırımcıların da çekim merkezi haline geleceğimiz açıktır.  Zincir oteller buraya gelmek isteyecek. Konaklama kapasitemiz artacak. Butik otelciliğin gelişmesi iyice hızlanacak. Turizm yapan herkes bütün bu değişimlerin farkında olmalı, orta ve uzun vadeli planlamalarını bu projeksiyondan yapmalıdır.


Selçuk turizmine yön veren kurum ve kişiler olarak, yeni turizm referansımızla yolumuzun açık olması dileğiyle…